
Normalde bu alanda çok fazla çizgi roman yorumu yapmayı düşünmüyorum. Hele ki tek sayılık ciltler dışında kalan devamlı serileri (zamanı geldiğinde Ken Parker hariç) yorumlamaya hiç niyetim yoktu. Ancak Seyfettin Efendi’nin bir ayrıcalığı hak ettiğini kabul etmem gerek.
Bu çizgi romanda geçen hikaye Seyfettin Efendi’nin mübalağalı bir uslüpla yazdığı hususi notlarından derlenmiş olup, gerçekliğine dair bulgular şaibelidir.
Ben, Türk çizgi romanının en büyük probleminin yeteneği belli bir standardın üzerine çıkan bir çizerin “madem çizebiliyorum, öyleyse senaryoda yazabilirim” mantığında hareket etmesi olduğunu düşünürüm. Çizerlerin çoğu bencillikten midir, takım halinde çalışmanın zorluğundan mıdır, yoksa senaryo yazma işini hafife aldıklarından mıdır bilinmez karakter yaratma ve öykü kurma işlerinin de hepsini üzerlerine alırlar. Bu nedenle piyasa çoğu eski Türk Hükümdarlarını ve Kurtuluş Savaşı dönemini anlatan sayısız ve işe yaramaz çizgi romanla doludur.
Çizme işi benzer yerli işlerin hiçbirinde olmadığı kadar iyi. Özellikle kapaklar on numara. Devrim Kunter en azından ilk sayı için yazma işinin de üstesinden gelmiş görünüyor. İkinci sayıyı da zaten Cihan Türe ile birlikte yazmışlar. İkinci sayı açısından Devrim’in tek üzüntüsü kendi adının çok ön planda olmasından dolayı Cihan’ın isminin geri planda kalması.
Sol üst köşedeki kapak resminde en önde görülen İfşa-yi Sırr Teşkilatının kurucusu Seyfettin Efendi’nin hemen arkasında esrardaşlarını görüyoruz. Pehlivan İsmail, Mühendis Münevver, Adli tabip Aziz ve casus Esat teşkilatın diğer üyeleri. Teşkilat bu açıdan A-Takımı ya da Leverage’nin Osmanlı versiyonu gibi duruyor. Ha pardon Osmanlı değil. Hikâye Cumhuriyet’in ilk yıllarında geçiyor. Kılçığın tekiyim, fesli çizimler, Arap alfabesinin kullanımını teyit ettim, tarihlerde şaşma yok. Detaylar güzel. Önsöz ve arka kapak yazısı dönemin dilinde yazılmış.
İstanbul’un mabetlerinde sırayla işlenen cinayetleri çözme işi Seyfettin Efendi ve ekibine verilir. Cinayetlerin vahşiliği ve vücutlarında hiç kan kalmamış olması insanüstü bir varlıktan şüphelenmelerine neden olur.
Şimdiye kadar iki basılı, bir pdf formatında sayısı olan Seyfettin Efendi’nin tüm Olağan Üstü Maceraları’nın digital versiyonları Seyfettin Efendi’nin resmi internet sitesinde mevcut. Kapak çizgi romanın tüm karakteristik özelliklerini tek karede anlatırken, aşağıda paylaşacağım başlıkta da göreceğiniz Seyfettin Efendi logosuna bayıldım. Aynı logo siyah beyaz olarak kapağın sırtında da var ve bence harika düşünülmüş. Kitabın hangi yayınevinden çıktığına dair bir ibare göremedim. Editörlüğünü her ne kadar Marmara Çizgi’den İlke Keskin yapmışsa da ben fuarda Çizgi Düşler’in standından aldım diye hatırlıyorum. Gerçi parasını Marmara’nın standında duran Egemen’e verdim. Ya da Egemen Çizgi Düşler’de duruyordu, ben başka bir yerdeydim. Fuar çok kalabalıktı, o sıra kafam epey karışmıştı.