Kader Taşı – Tolga Eligül

Kılıcın Öyküsü 1. Kitap

Arkadaş arkadaşın eleştirmenidir.

Sonunda bu da oldu; meşakkatli bir yolculuk sonunda aralarına dâhil olduğum Kent Kitap Yazarlarından bir arkadaşımın kitabını yorumluyorum. Kent Kitap’ın 2017 Tüyap Kitap Fuarında en çok ilgi gören kitaplarından biri olan Tolga Eligül’ün ve “Kılıcın Öyküsü” serisinin ilk kitabı Kader Taşı incelemesine hoş
geldiniz.

 Ne yaptığını bilmiyordu, ne yapacağını biliyordu.

Hayali bir evrende hayal kuruyoruz.

Kitap, Oathis’in gördüğü hayalle gerçek arası bir rüya ile başlıyor. Açık söylemeliyim ki; bugüne kadar okuduğum ilk bölümler içinde en ağır olanlarından biri. Isınmadan maça başlamak gibi bir anda kendinizi pek çok bilmediğiniz, tanımadığınız isim içinde buluyorsunuz. Dolayısıyla tavsiyem, özellikle başlangıçta kendinize sakin ve huzurlu bir kitap okuma ortamı hazırlamanız.

Sonraki bölümde, kitabın kahramanı ya da diğer kahramanlar arasında en ön planda olanı Malkhi ile tanışıyoruz. Annesi ve babasını küçükken kaybeden Malkhi, kaderinin peşinde sürüklenirken öğrendiği aşçılık ve demircilik hünerleri ilerleyen zamanda onun hayatını şekillendirecektir.

Hikâye birkaç koldan aynı anda ilerlediği için, birkaç cümle ile basitçe tarif edilebilecek bir konusu yok. Anlatmaya çalışırsak; türlü siyasi ve askeri manevralarla kendi krallığını kurmaya çalışan Orithi’nin gelecek planları içindeki en büyük hedef Bolic kentini fethetmektir. Bu amaçla kent içine yerleştirdiği askerlerin ise asıl görevlerinin haricinde, kendi dünyaları ve kendi aralarında açlık, hayata kalma ve âşık olma gibi pek çok sorunları vardır. Bu arada kuşatma nedeni ile zor günler geçiren Bolic Beyi’nin birdenbire ortaya çıkan gizemli yardımcısı, işleri onlar için daha da zorlaştıracaktır. Dahası savaşın seyrini değiştirecek olan silahın henüz kimse farkında değildir.

Kitabın ilk yarısına kadar birbirinden farklı zaman ve mekânlarda seyreden hikâyeler bir araya toplandıktan sonra okumak son derece kolaylaşıyor ve ilk baştaki pek çok bölük pörçük detay anlam kazanmaya başlıyor. Genel olarak
hızlı bir akışa sahip olsa da hikâyeleri bir bütün olarak değerlendirme çabası,
neresi olduğu hakkında bir fikrimizin olmadığı bir coğrafyada bahsedilen şehirler ve yüksek prodüksiyonlu bir filmi andıran kalabalık ana karakter sayısıyla, ilgi ve konsantrenizi sonuna kadar canlı tutmanız gerekiyor. Bu nedenle plajda, otobüste, kuyrukta birer ikişer sayfa okuyarak bitirebileceğiniz bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Enikonu vakit ve emek harcamanız gerekiyor.

fantastik kurgu, macera


Kanımca kitabın en büyük eksikliği, uygun bir yerine olayların geçtiği bölgelere ait bir harita eklenmemiş olması. Umarım devam kitaplarında ya da bu kitabın sonraki baskılarında bu eksiklik giderilir. Bir de yabancı dille pek arası olmayan biri olarak karakter isimlerinde Kharkym, Qysha, Xalyp gibi dilimizin dönmediği isimler yerine Cratos, Orithi, Baboo gibi isimler tercih edilirse okuma hızımızın daha iyi olacağını düşünüyorum.

Kapak ve baskı kalitesine gelince; daha kendi yayınevimi kötüleyecek kadar delirmediğime göre, elbette muhteşem (:

Şaka bir yanda anlatmaya değer bir kelime ya da baskı hatasına rastlamadım. Sadece adı “Kılıcın Öyküsü” olan bir seriye ait bir kapakta gladyatör kılıklı birinin resminin olmaması gerektiğini düşünüyorum. Umarım sonraki kitaplarda, konunun ruhuna ve adına daha uygun kapaklar görürüz.

“Bir serinin ilk kitabı için nasıldı?” diye bir soru sorulacaksa eğer, ikinci kitabı merak ettirecek, satın aldıracak kadar iyi diye cevap verebilirim. Bunu başarabilen bir ilk kitap amacına ulaşmıştır. Kendi yazarlık serüvenimden de öğrendiğim gibi  gerek yazım, gerekse basım aşamasında akla hayale gelmeyen pek çok deneyim kazanılıyor. Tolga Eligül’ün de bu tecrübelerini hayal gücü ile birleştirince çok daha iyi bir devam kitabı ile karşımızda olacağına inanıyorum.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top